İçinde Hayattan

Tiyatrolar Sosyal Medya’yı Henüz Keşfetmiş Değil

Tiyatronun başlamasından hemen önce ve aralarda “Lütfen telefonunuzu kapatınız, telefonunuzu kapattığınızdan lütfen emin olunuz..” uyarıları yapılıyor. Geçenlerde yine aynı uyarıyı duyunca salonda şöyle bir baktım, bir çok genç memnunyetsizce telefonlarını çıkardı ve çoğu tabiki kapatmayıp sessize aldı, çünkü facebook,twitter gibi hesaplarındaki gelişmelerden uzak kalmak istemiyordu.. Yaşadığımız bu çağda, gerçek sosyal ortam ile sosyal ortamın arasındaki bağı kopartmaya çalışmak bence büyük bir yanlış.  Tiyatro gibi sanatın ipini göğüsleyen bir alanda teknolojiye karşı bu tür bir tutumdan bence artık vazgeçilmesi gerekmekte. Eğer sorun ses ise “lütfen telefonlarınızı sessize alın” uyarısı bence çok daha yakın ve samimi olacaktır. Ayrıca insanlar sosyal medyadaki güncellemelerden haberdar olmaktan alıkonulmayacak veya o anki yaşadığı duygusal tepkimeyi an be an paylaşabilecektir.

Gelin bir adım daha ileri götürelim durumu; eğer tiyatrolarda o dekorun bir köşesinde twitter logosu ve hastag ile oyunun adı yazsa (ör: #mavibalonum ), izleyicilerde bu hastag i kullanarak, o anda ve sonrasında tüm görüş ve hissettiklerini, ellerindeki cep telefonu, ipad gibi cihazlarla sosyal medyada paylaşsa, bu hem oyunu tanıtmakta, hem de oyuncuların performanslarının değerlendirilmesinde bir rehber haline gelmez mi? Salonun yarısı boş iken bu tanıtımlarla kapalı gişe oynaması sağlanamaz mı? Tiyatroya olan ilgiyi arttırıp, o özlediğimiz beklenilen sanata yönelimler gençlere aşılanamaz mı ?

Her ne iş yapıyorsanız yapın sosyal medyayı ve teknolojiye sırt çevirmeyin. Yenilikçi olmaktan, eleştirileri dinlemekten ve hissettiklerine dokunmaktan kaçınmayın. Eğer bir oyun oynadığınızda ardınızdan sosyal medyada bir şekilde yorumlar yapılıyorsa ve siz bunları dinleyip, yanıt verebiliyorsanız, bence gerçekten “sanat yapıyorsunuz” demektir.

Yorum Yaz

Yorum