İçinde Yapay Zeka

Piksel Düzeyinde Görüntü İşleme

Teknoloji ile birlikte işlemci güçleri arttı ve artık makine öğrenmesi ivme kazandı. Bir kaç yıl öncesinde günler haftalar süren işlemler şimdi saat ile ölçülmeye başladı. Bu noktaya gelince yoğun işlem gücü isteyen “görsel işleme/tanımlama” işlemleride artık daha detaylı bilgiler üretmeye başladı.

* Görsellerin kalitesi ütü ile çekilmiş hissi uyandırabilir.

Resimleri işlemekte en sık kullanılan teknik, piksellere ayırıp buradaki alanı ton,ışık,derinlik gibi ifadelerle numaralandırmaktır. Bu numaralardaki değerlere göre bir yüz ifadesindeki çukur ve çıkık bölgeler tespit edilebilir. Aynı şekilde bir fotoğraftaki insan, hayvan, bitki gibi nesnelerin tanımlanması bu şekilde sağlanabiliyor.

İnsan belli bir dalga boyutuna göre renkleri ayırt edebiliyor.  390 ile 700 nanometre uzunluğunda dalga boyutları  göze ulaştığında kırmızı,yeşil,mavi,sarı gibi renkleri görebiliyoruz.

Kızılötesindeki 700 nanometre ötesindeki ışınlar termal kameralar gibi davranır. Termal kameralar çok ısı etrafta olduğu için çok gürültülü oluyor ve makinede görseldeki detayları seçemiyor.

SAR uyduları, mikrodalga ile ışınları göndererek ne kadar uzaklıkta ve derinlikte olduğunu belirliyor, bulutlardan etkilenmiyor. (Göktürk 3, 2019)

Radyo dalgaları, MR da kullanılır tıpta. Mor ötesi dalga boylarında mikroskop görüntülerinden seçimler yapılabiliyor.

X ışınları yüksek frekansta ve kısa dalga boyutları ile kemiklere kadar detaylı görüntü verebiliyor.

GAMA ışınları ile nükleer tıpta beyin etkinlikleri takip edilebiliyor.

Bazı wc lerde olan mavi ışığın sebebi yüzdeki tüm çukur ve derinliklerin görüntülenmesi fakat damarların görünmemesidir.

Dalga boyları değiştiğinde farklı detaylar ortaya çıkmaya başlar. Özellikle uydudan çekilen fotoğraflarda yani uzak fotoğraflarda bu çok kullanılır. Buradaki her nokta tespit edilip etiketlenmeye çalışılır.

Sınıflandırmalar ile birlikte örneğin yol,bina,insan, göl, dağ gibi objeler tanımlanabilir. Her objeye ait gölge,derinlik,renk gibi özellikler belirlenerek model oluşturulur.

Uzlamsal çözünürlük; piksel başına kaç metrekarelik alanı ifade ettiğini gösterir. Türk uydularından Göktürk 1: 80x80cm çözünürlüğe ulaştı, 2019 da gönderilecek, Göktürk 3 ise SAR uydusu olarak görev yapacaktır ve daha fazla detay verecektir.

İlk gönderilen uydular siyah/beyazdı koyu-parlaklık olarak değerlendiriliyordu. Sonrakiler renkli olunca kırmızı-yeşil-mavi gibi renklerle göl,yol,dağ daha net ortaya çıkarılmaya başladı.

Dalga Boyları

Dalga Boyları

Multispectral ismi verilen çözümler ise 10 farklı dalga boyu ile daha detaylı bilgiler ediliyor.Bir pikseli alıp, renk dalgalarına bakıldığında hangi rengin burada daha yoğun olduğu belirlenerek renk belirlenebilir. Dikeyde ve yatayda bu dalga boylarına bakılarak cismin tam yeri tespit edilebiliyor. Hyperspectral kamera çözümü ile ise yüzlerce dalga boyuna bakılabiliyor. Yani 300-800 dalga boyları arasındaki tüm aralıklar ile ilgili, bilgi alınabiliyor.

Piksellerdeki Komşuluk İlişkisi Sonuçları

2000 li yıllarda piksellerin kendi başına etiketlenmesi manasız sonuçlar doğurmaya başladığı görüldü. Bu yüzden pikseller arasındaki komşuluk ilişkileride önem kazandı. Standart sapma kullanılarak benzer değerdeki piksellerin değerleri hesaplanıyor. Böylece çatı nerede başlıyor bitiyor, tespit edilmeye başlandı.

Komşuluk ilişkilerinde hangi yöntemin tam olarak doğru olduğu hala muallak.

Yorum Yaz

Yorum